Yogada Bütün Duruşları Ne Zaman Yapabilirim?

Yoga öğretisini, daha önceki yazılarımızda da bahsettiğimiz gibi, diğer spor branşlarıyla kıyaslamak ya da onlara benzetmek pek de doğru olmaz. Çünkü yoga, rekabet unsuru gözetmeyen bir egzersiz türü olmasının yanı sıra aslında daha ‘zihinsel’ bir aktivitedir. Bu bağlamda yoga yapıyor olmak, asanaları (yoga duruşu, poz) çalışıyor olmak tamamen kişiye özel deneyimler sunar. Yoga, eski çağlardan günümüze kadar gelmiş, duruşlar üzerinde herhangi bir değişime uğramamış, felsefesi halen aynı olan bir disiplindir, onu kendimize uyarlamak, ya da sadece hoşumuza giden yönlerini uygulamak kişisel pratiğimiz için uygun olmayacaktır. Acaba tüm yönleriyle kusursuz bir yoga deneyimi mümkün müdür?

Kusursuz Olma Çabası

İnsan doğasında var olan, kusursuzu isteme, güzele yaklaşma, sadece iyi olana yönelme isteğine ‘mükemmeliyetçilik’ diyebiliriz. Bu kavramı hayatımızın her yanına istisnasız sokmaya çalışırız, kusursuz bir iş, iyi bir maaş, mükemmel eş, çok sadık bir sevgili, muhteşem, kocaman evler, hatasız sunumlar, çok iyi düşünülmüş sorular, güzel bir fizik, .. vb. Peki bunların hepsi mümkün müdür? Eğer cevabı ‘hayır’ ise farkındalığımız uyanıyor demektir. Hayatta kusursuz olan tek bir kişi, tek bir olay yoktur, bunun bilincine varmak zihnimizde derin bir rahatlama hissettirir bize, çünkü temelde en saf halimizle hepimiz ‘bir’iz ve ‘eşit’iz. Kusursuz olma çabası ise bize sadece yıkım, hüsran, mutsuzluktan başka bir şey getirmez, elimizden gelenin en iyisini yapma çabası elbette hoştur ama bunun hatasız ve kusursuz olmasını istemek, içsel yolculuğumuzun önündeki büyük setlerden biridir. Yoga tam bu noktada bizi derin uykumuzdan uyandırır, şöyle der: ‘Haydi kalk ve kendinle yüzleş, tek değilsin, yanlışlarının ve doğrularının toplamısın ve tam olarak bu halinle sensin!’.

Yoga ile Kendini Tanımak

Yoga duruşları (asanalar) fiziksel anlamda durduğumuz yeri hissetmeyi, dünyayla olan bağımızı, sabrımızı, bedensel kılıfımızı, aslında bedenden öte varlıklar olduğumuzu bize öğretir. Yapamadığımız, zorlandığımız duruşları aslında gündelik hayatta yetemediğimiz, belki de bizi aşan olayları temsil ettiğini bir düşünün ve verdiğiniz tepkiler aslında yine hayattaki sorunlara verdiğiniz tepkiler olacaktır. Pes edip bırakmak da bir tercihtir ya da her ders güçlenip bedeni esneterek o pozu tekrar deneyip başardığınızı görmek de bir seçenek.  İşte bu yüzden yoga pratiği diğer spor dallarından farklıdır, bize kendimizi sevmenin koşulunun o pozları mükemmel bir şekilde yapıyor olmak olmadığını gösterir. Bugün zorlandığımız her duruş aslında zihnimizde aşmamız gereken bir düğümdür. Ancak zaman, sabır, düzenli yoga pratiği ve sevgiyle bütün duruşları kolayca deniyor-uyguluyor- olacağız.

İçsel Pratiğini Uyandır

Bunlara rağmen hala zorlandığımız yoga pozları her zaman olacak, hiçbir duruşu en mükemmel haliyle yapıyor olmak zorunda da değiliz, kemik ve kas yapımız izin verdiği sürece, zihnimiz korku ve önyargılardan özgür olduğu sürece olduğumuz yer gelmek istediğimiz yerdir. Sri Patthabi Jois’in cümlesindeki gibi: ‘Yoga is an internal practice. The rest is just a circus.’ (Yoga içsel bir pratiktir. Geri kalanı sadece bir gösteriden ibaret.)

Bol yogalı günler!